20 Ocak 2009 Salı

Çatışma(ş)k

Günümüz ilişkilerine bakıyorumda ilişkiyi asıl götüren çatışma ve kavga oluyor. İki tarafta birbirine çatacak yer arıyor, zaman kolluyor. Ve ilişki bu sayede hayatta kalıyor ve yürüyor. Tabi ki yanlış bir şekilde yürüyor. Ama günümüz dünyasının ilişkileri genellikle böyle. Baktığımızda hep bir çatışma ve yarışma içerisindeyiz. Hal böyle olunca kadın-erkek ilişkileri de bu tarz oluyor. Sonra ne mi oluyor? Boşanmada rekor sayı. O çatışmalar evlenince daha da ciddiye biniyor ve zaten yanlış temel üzerine kurulmuş ilişki yerle bir oluyor. Aaa inşallah bu arada çocuk yapılmadıysa bu enkazın altında kalan bir çocuk olmuyor. Şimdi nerden çıktı bu konu diyeceksiniz? Az önce dinlediğim bir şarkının sözlerinden. Şarkıda hem ne kadar sevdiğini söylüyor hem de bir yandan da laf çakıyor terkeden sevgiliye "sen melek miydin ki tek hatalı benim" gibisinden. Bu sözleri duyarken aklıma eski şarkılar geliyor. Hani o veda busesi, duydum ki unutmuşsunlar... Karşılaştırıyorum arada dağlar var. Belki o zamanlarda sorun vardı ama bu şarkılarda değil insanların evlerindeydi. Şarkılar masum ve temizdi. Belki böylesi iyi belki öylesi önemli olan o değil. Asıl önemli olan ilişkilerin yanlışlığı. Oysa temeli sevginin, saygının üstüne inşa etseler çatışma veya kavgalar yerine. Kavgada olur ama olduğu zaman da bir degeri olur. Çünkü çok nadir yapılmış ve boşa yapılmamıştır. Onun barışması bile özeldir yahu. Hatalı tarafın karşı taraftan özür dileme şekli, diğer tarafın nasıl karşıladığı... Bence bunlardır ilişkiyi ilişkiyi yapan. Yoksa istediğin kadar kavga et değeri olmadıgı için hangi taraf hatalı olursa olsun değişen pek bir şey olmuyor. Çünkü karşıdakini kırma, incitme seni daha çok incitir. Ütopik bir düşünce mi bu sizce? Olamaz mı yani becerilemez mi? Bence olur ya. Eğer hayatta doğru adımları atarsan bir şekilde o ütopik dediğin şey başına gelebilir. Önemli olan yanlış yollara sapmamak. Bence denemeye değer zaten kaybedecek neyimiz kaldı ki zamanımızdan başka en kötü onuda kaybederiz olur biter...

2 yorum:

  1. Yunus Emre Altanay24 Ocak 2009 14:09

    Aşk bir savaştır. Savaş hayatın her tarafında mutlaka vardır. İnsanlar sürekli savaşır dururlar. Bunun en büyük sebebi de içimizdeki en büyük olma tutkusudur.

    Bu savaş arzusunu aşka yansıtmamız da insani duygularımınızın bir yansıması bence. Zaten savaşmadan olmaz bu işler. Cinsler karşıt zaten bu yüzden savaşıyoruz.

    Ama iki tarafta birbirine yakın silahlar kullanırda yenişemezse o aşk tadından yenmez oluyor işte...

    Taraflar ne kadar güçlüyse aşk o kadar uzun sürer. Aşk güçsüzün salağın işi değildir aşk bir zeka oyunudur. Oynarsın kaybedersin ya da kazanırsın diye bir şey de yok. kaybeden de yok kazanan da yok belki kazananın olmadığı sadece kaybedenin olduğu tek meydan aşktır.

    Aşk bir savaştır...

    YanıtlaSil
  2. Aşkın bir oyun olduğunu bende kabul ediyorum ama senin dediğin şu son kısmı pek anlayamadım "kaybeden de yok kazanan da yok belki kazananın olmadığı sadece kaybedenin olduğu tek meydan aşktır." sadece kaybedenin olduğu tek meydan mıdır aşk? Bence o söz öyle değil böyle olabilir; Aşk bir savaştır ve bu savaşı kazanabilmeniz için düşmanınızın kazanmasına izin vermelisiniz.

    Aşk bir savaştır ve çabuk kaybetmeyin...

    YanıtlaSil